|
Evden
Eve Nakliyat Araçlarının Trafikten Men Edilebileceği Hakkında:
‘Yüzbinlerce araç trafikten men edilebilir’
Uluslararası Nakliyeciler Derneği Başkanı Çetin
Nuhoğlu, karayolu taşımacılığındaki Avrupa Birliği standartlarının, Türkiye’yi
‘çelik korse’ gibi sıkacak unsurlar taşıdığını söylüyor. Nuhoğlu’na göre, bu
yüzden yüz binlerce aracın trafikten men edilmesi söz konusu olabilir. Bu arada
nakliyat sektörüne de yeni kurallar gelecek. Sektör uzmanları, çevresel uyum
için karayolu taşımacılığının azaltılması gerektiğini belirtiyor. Türkiye,
taşımacılıkta işleri sil baştan ele alacak
Evden Eve Nakliyat ve AB Uyum
Yasaları.
AVRUPA
Birliği ülkelerindeki çalışan Evden Eve
Nakliyat kamyon ve otobüs şoförleri bundan sonra haftada 56 saatten
fazla direksiyon sallayamayacak. Yeni uygulamanın kazaları önleme amacı
güttüğünü söyleyen AB Komisyonu sözcüsü, “Kazaların önemli nedeni uykusuzluk
ve aşırı yorgunluk. Bunu engellemek için uygulamayı hayata geçirdik” dedi.
Daha önce bu
süre bir çok Avrupa Birliği ülkesinde 72 saat olarak belirlenmişti. Bunun
yanı sıra taze uygulama, bütün otobüs ve kamyon şoförlerinin 2 haftada bir
en az 45 saat dinlenmelerini de ön görüyor. Uygulamaya aykırı davrananlar
için aracı kullanan şoförlerin değil, nakliyat ve otobüs şirketlerinin
cezalandırılacağı vurgulandı. Yeni uygulamaya tepki gösteren Kamyon ve
Otobüs Şirketleri Birliği, bu sayede fiyatların yüzde 15 oranında artacağı
endişesini dile getirdi.
Birlik
yetkilileri ayrıca ileride 12 bin iş yerinin de tehlikeye gireceğine dikkat
çekti.
NAKLİYAT İŞ EYLEMLERİ SÜRÜYOR
HABER MERKEZİ DİSK
`e bağlı
Türkiye Devrimci Kara Nakliyat İşçileri Sendikasına (Nakliyat
-İş) üye oldukları gerekçesiyle Arçelikin taşeron firmasında çalışan işçilerin işten
çıkarılması sonucu başlatılan protesto eylemleri devam ediyor. Çayırovadaki Arçelik tesisleri önünde direnen işçilere destek olmak amacıyla Koç Holdinge
bağlı çeşitli işyerleri önünde eylem yapan Nakliyat -İş Sendikası üyesi işçiler
sendikal haklarını ve işlerini geri istiyor.
Koç Holding `e rahat yok
Protesto
gösterisi Taksim Meydanından Divan Oteline kadar yapılan yürüyüşle başladı.
Daha sonra burada basın açıklamasını okuyan Nakliyat -İş Sendikası Genel Başkanı
Ali Rıza Küçükosmanoğlu, anayasal bir hak olan toplu sözleşme hakkı için
aylardan beri sürdürdükleri mücadele sonunda Arçelik işçileri için alt
işverenle toplu sözleşme imzaladıklarını, ancak bu yasal haklarına saygı
göstermesi gereken üst işverenin alt işverenle sözleşmesini feshettiğini
bildirdi. Küçükosmanoğlu, işverenin, Türk Metal Sendikası ile anlaşarak,
Nakliyat -İş Sendikasına üye işçileri işten çıkardığını ileri sürerek,
"biz haksızlığa, adaletsizliğe karşı direniyoruz. Bundan sonra Koç Holdinge
bağlı bütün iş yerleri bizim eylem alanımız. Bu mücadele başarıya ulaşıncaya
kadar devam edecek dedi. Ali Rıza Küçükosmanoğlu, işverenden İş Kanununa
sendika ve toplu sözleşme yasalarına uymasını beklediklerini de söyledi.
NAKLİYE YÜZDE 30 KÜÇÜLDÜ.
Uluslararası Nakliyeciler
Derneği (UND) Başkanı Tamer Dinçşahin, kriz nedeniyle bütün sektörlerin zor
durumda olduğunu öne sürerek, nakliye sektörünün iş hacminde de yüzde 30'lara
varan kayıpların meydana geldiğini belirtti.
UND Başkanı Tamer Dinçşahin,
yaptığı açıklamada, sektörde görev yapan nakliyeci sayısının yaklaşık 43 bin
civarında olduğunu söyledi. Nakliyenin yaklaşık yüzde 60'lık bölümünün Avrupa’ya
yapıldığını ifade eden Dinçşahin, ''Bir çok Avrupa ülkesine ihraç malı
taşıyoruz. Mal götüren TIR'larımız dönüşte ithal ürünleri getiriyordu. Bu
nedenle de nakliyeciler, TIR'larını çalıştırmıyor" diye konuştu.

Martta hareketlenme başlar
Kriz nedeniyle
nakliye sektörünün iş hacminde yüzde 30'lara varan kayıplar yaşandığına dikkat
çeken Dinçşahin, nakliyeciliğin vazgeçilmez bir unsur olduğunu belirterek,
''Nakliyecilerimiz şubat ayının sonuna kadar dayansın, daha sonra hareketli
günlerin geleceğini öngörüyoruz. Bu kriz sonsuza kadar devam etmeyecek ve
fabrikalar yeniden üretime başlayacak. Bu da nakliyecilik sektörüne yeniden
hareketlenme getirecek'' diye konuştu.
Hatay avantajlı
En önemli geçiş güzergahında
bulunan Suriye'nin de uzun zamandan bu yana TIR'lardan aldığı 400 litre mazot
parası uygulamasını kaldırdığını ifade eden Dinçşahin, bunun kriz ortamında Orta
Doğu ülkelerine taşımacılık yapan nakliyecilere büyük destek olduğunu
söyledi.
Hatay’ın 5 bin araçlık filosonun olduğunu belirten Dinçşahin, 57 ülkeye
taşımacılık yapılan Hatay'da nakliyecilerin avantajlı durumda olduğunu kaydetti.
Kaynak:
Taraf Gazetesi.
3 bin kamyoncunun korkusu
Kentler ve ülkeler
arası taşımacılık yapan kamyoncular bu yıl sıkıntı yaşıyor. Urfa Nakliyeciler ve
Taşıyıcılar Derneği Başkanı Bekir Karaburç, il genelinde 3 bin kamyoncu
esnafının işsizlik yüzünden vergilerini ödeyemez hale geldiğini ve evine ekmek
götüremediğini söyledi. Karaburç 'Eğer devlet küçük esnaf politikasını
değiştiremezse nakliyat sektörü büyük bir darbe alacaktır. Son bir yıldır
Urfa'da yüzlerce kamyoncu esnafı kontak kapattı. İş olmadığı için araçlarını da
satamaz durumdalar. Çalışmayan yüzlerce kamyon çürüdü. Gelir vergisi, motorlu
taşıtlar vergisi, araç muayenesi, egzoz pulu, yeni araçlarda ÖTV, geçici vergi
gibi birçok vergi ile boğuşan ve Bağ-Kur primini ödeyemeyen kamyoncu esnafına,
K1, C2, SCR gibi yetki belgelerinin ücretlerinin çok yüksek olması da başlı
başına bir sorundur' dedi.
Kamyon Şoförü İsmail Kurt: Urfa'da Buğday Pazarı'nda yaklaşık 20 yıldır
nakliyatçılık yaparak geçimini sağlayan kamyon Şoförü İsmail Kurt, günlerce
kontak çalıştırmadığını söyledi. Aracının eski olması nedeniyle kendisine K-1
belgesi verilmediğini bu nedenle sınır ticaretinden muaf tutulduğunu da kaydeden
Kurt, 'Devletin çıkarttığı yasalara anlam veremiyorum. Esnafı kalkındırması
gerekirken, önüne engel çıkartıyor. 6 çocuğum var, bu yıl bölgede yaşanan
kuraklık nedeniyle ciddi geçim sıkıntısı yaşıyoruz. Artık bıçak kemiğe dayandı,
Bağ-Kur ve SSK'yı ödeyemez duruma geldik. Tek derdimiz insanca yaşamak,
çalışmak' dedi. AKP Hükümetinin kendilerine verdiği vaatleri yerine
getirmediğini dile getiren Kurt, 'Şu an Buğday Pazarı'nda bini aşkın kamyon
şoförü var, bunların hepsi perişan durumda. AKP bunca vaatlerle bizden oy
istedi. Daha sonra küçük esnafı bitirmek için her gün mazota, Bağ-Kur'a, vergiye
zam getirdi' diye konuştu.
Feti Kora: Habur Sınır Kapısı'na getirilen sınırlama nedeniyle kamyon
şoförleriyle ailelerinin perişan olmasına sebep olduğunu ifade eden Feti Kora
da, ' 6 yıl önce mazot ticareti için 50 bin TL'ye kamyon aldım, ancak bu hükümet
yasa çıkartarak, K-1 belgesi verdi. Bununla da sadece yurtiçinde nakliyat
yapabilirim. Bu yılda bölgemizde yaşanan kuraklık nedeniyle tüm esnaflar gibi
bizde iflasın eşliğine geldik. Şu an 20 bin TL vergi borcum var, aracımı ancak
20 TL'ye satılabilir.'
Ahmet Kılıç: AKP hükümeti döneminde bölgenin şah damarı olan Habur Sınır
Kapısı'nın işlevsiz hale getirildiğini kaydeden Kılıç, Bölge halkına uygulanan
açlık yönteminin, ince bir politika olarak değerlendirdiklerini söyledi. Kılıç,
'Bölgemizde tarım sektöründen sonra en büyük geçim kaynaklarının başında Habur
Sınır Kapısıydı. Bunu da çıkarttığı yasalarla nakliyatçıların büyük bir kısmını
devre dışı bıraktı. Bunun da bilinçli yapıldığını düşünüyoruz. Halkın
algılayamayacağı şekilde yavaş yavaş sınırlamalar getirildi ve şu an binlerce
hatta on binlerce nakliyatçı kontak kapatma noktasına gelmiş durumda' dedi.
Taşımacılık AB’ye uyacak.
Türkiye’nin yürürlükteki Avrupa Birliği (AB) Müktesebatına Uyum Programı
çerçevesinde, karayolu taşımacılığı emniyetiyle ilgili hukuki ve idari uyum
çalışmaları hızla devam ediyor. 32 başlıkta hazırlanan ve Türkiye’nin kısa, orta
ve uzun vadede gerçekleştirmesi gereken yükümlülük programının taslak hali,
Ağustos 2008’de AB Genel Sekreterliği tarafından yayımlandı. Türkiye de bu
alanda gerçekleştireceklerini hazırladığı Ulusal Program’a yerleştirdi.
Buna göre, Türkiye’deki sürücü belgelerinin AB normlarına göre uygun hale
getirilmesi belirli araçlara hız sınırlayıcı cihaz takılmasına kadar pek çok
konuda kanun değişikliğini de getirecek. Söz konusu çalışma ‘Karayolları Trafik
Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun’da yapılacak
düzenlemeyle bu yıl içinde yürürlüğe girecek. Araç plakalarında Türkiye’yi
belirleyen işaretin kullanılmasına ilişkin yönetmelik ise 2011 sonuna kadar
hazırlanmış olacak.
Ulaştırma Bakanlığı nezdinde, tehlikeli maddelerin taşınmasında olası risklerin
belirlenip, bu konuda gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu danışmanların
eğitilmesi, atanması ve görevleriyle ilgili esaslar ise yine 2009 yılı içinde
ilgili tebliğin yürürlüğe girmesiyle sağlanacak.
Uyum süresi 2011’e kadar
Müşteriye daha iyi hizmet vermek için kapıdan kapıya ekonomik taşıma sunulması,
karayollarındaki sıkışıklığı, kazaları ve çevre kirliliğinin azaltılmasıyla
enerji tasarrufunun sağlanması, operatör ve sürücülerinin, sorumluluk ve
yükümlülüklerinin belirlenmesi, eğitilmesine ilişkin, ‘Kombine Mal Taşımacılığı
Yönetmeliği’nin ise 2011 sonrasında yürürlüğe girmiş olması gerekecek.
Karayolunda seyreden ticari araçların teknik denetimi, yol ve yolcu güvenliğinin
sağlanması, taşımacı ve sürücülerin hak, yükümlülük ve sorumluluklarının
belirlenmesi ve AB mevzuatına uyumu için ise Türkiye’nin 2011’e kadar süresi
var.
Karayolları Genel Müdürlüğü’nün, tünellerin işletilmesine dair yeniden yapılanma
çerçevesindeki, ‘’Tünel İşletme Yönergesinde Değişiklik’’ 2011 sonrasında
yapılacak. Aynı şekilde, sürücülerin çalışma ve dinlenme sürelerine ilişkin
düzenlenmelerle ilgili yönetmelik de 2011’e kadar yayımlanacak. Milli Eğitim
Bakanlığınca, verilen sürücü eğitiminin, AB ülkelerindeki eğitimle denkliğinin
sağlanması için, ‘’Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği’’ 2010’da
çıkarılacaktır. Dijital takograf sisteminin kurulması ve işletilmesi kapsamında,
‘Karayolu Taşımacılığında Kullanılan Kayıt Cihazları Yönetmeliği’ ile
taşınabilir basınçlı ekipmanların sahip olması gereken şartların
oyumlandırılmasına.
|